Diyet, Utanç ve Tıkınırcasına Yeme (Binge Eating) Kısır Döngüsü
Kısaca
Pazartesi başlanan sıkı diyetlerin, Çarşamba gecesi gizlice yenilen koca bir paket tatlıyla son bulduğu o yorucu döngüyü biliyor musunuz? Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating Disorder), iradesizlik değil, bedeni ve zihni aç bırakmanın psikolojik sonucudur. Bursa Lotus Psikoloji olarak, diyet kültürünün yarattığı bu yıkıcı döngüyü nasıl kıracağınızı anlatıyoruz.

| Kategori: Yeme Bozuklukları
Diyet, Utanç ve Tıkınırcasına Yeme (Binge Eating) Kısır Döngüsü
Özet
Pazartesi başlanan sıkı diyetlerin, Çarşamba gecesi gizlice yenilen koca bir paket tatlıyla son bulduğu o yorucu döngüyü biliyor musunuz? Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating Disorder), iradesizlik değil, bedeni ve zihni aç bırakmanın psikolojik sonucudur. Bursa Lotus Psikoloji olarak, diyet kültürünün yarattığı bu yıkıcı döngüyü nasıl kıracağınızı anlatıyoruz.
Giriş: "Bu Sefer Kesin Kararlıyım" Yalanı
"Pazartesi kesin diyete başlıyorum. Ekmek yok, şeker yok, sıfır kaçamak!" Bu cümleyi hayatınız boyunca kaç kez kurdunuz? 10? 50? 100? Pazartesi ve Salı harika geçer. Kendinizi inanılmaz iradeli ve "temiz" hissedersiniz. Çarşamba günü iş yerinde bir stres yaşanır. Akşam eve geldiğinizde mutfak dolabını açarsınız ve beyninizde o tanıdık ses yankılanır: "Aman, zaten bozuldu, yiyeyim de yarın tekrar başlarım."
Ardından gelen 30 dakika tam bir trans halidir. Ne yediğinizi, ne kadar yediğinizi bilmeden, nefessiz kalırcasına yersiniz. Bittiğinde ise geriye kalan tek şey midenizdeki ağır acı ve ruhunuzdaki devasa utançtır. Gözyaşları içinde kendinize söz verirsiniz: "Yarın kesin diyete başlıyorum..."
İşte psikiyatride bunun adı Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu'dur (Binge Eating Disorder). Ve bu bir irade sorunu değil, psikolojik bir alarm durumudur.
Diyet Kültürü Bizi Nasıl Hasta Ediyor?
Bursa yeme bozukluğu tedavisi merkezimize gelen danışanların büyük çoğunluğu, yıllarca farklı diyetisyenlere gitmiş, kilo verip fazlasıyla geri almış kişilerdir. Sorunun kaynağı çok nettir: Kısıtlama, atağı doğurur.
İnsan beyni yasakları sevmez. Bedeninize ve zihninize günlerce "Çikolata yasak" derseniz, beyniniz sadece çikolata düşünmeye başlar. Bu, hayatta kalma mekanizmasıdır. Bedeniniz "Kıtlıktayız" sinyali alır ve yiyecek bulduğu ilk an, onu bir daha hiç bulamayacakmış gibi depolar (tıkınır).
Yani o yeme krizleri sizin iradesiz olduğunuzu değil, bedeninizin uyguladığınız o acımasız kısıtlamalara karşı bir isyan başlattığını gösterir.
Utancın Gizli Odaları: Gizlice Yemek
Tıkınırcasına yeme bozukluğunun en ayırt edici özelliklerinden biri, eylemin gizli yapılmasıdır. Aile üyeleri veya arkadaşlar yanındayken salatasını yiyen kişi, herkes yattıktan sonra veya arabasında tek başınayken yeme krizine girer. Ambalajlar çöpe saklanır, yenenlerin izi silinir. Çünkü bu rahatsızlığın en büyük besini utançtır.
Kişi kendini o kadar kusurlu, çirkin ve iradesiz hisseder ki, bu utanç onu sosyal ortamlardan çekilmeye ve derin bir depresyona sürükleyebilir.
Bu Döngüden Nasıl Çıkılır?
Bu döngüyü kırmanın yolu daha katı bir diyet yapmak değildir. Çözüm, yiyeceklerle olan savaşınızı bitirmektir.
- Yasakları Kaldırın: "Kötü yiyecek" veya "iyi yiyecek" yoktur. Yiyeceklerin ahlaki bir değeri olamaz. Bir dilim pasta yediğinizde "kötü biri" olmazsınız.
- Mükemmeliyetçiliği Bırakın: "Ya hep ya hiç" düşüncesi bu hastalığın yakıtıdır. Diyetiniz "bozulduğunda" her şeyi mahvetmiş olmazsınız.
- Öz Şefkat Geliştirin: Yeme atağı yaşadığınızda aynanın karşısına geçip kendinize hakaret etmek yerine, "Şu an çok zorlanıyorum. İçimdeki acıyı dindirmek için bildiğim tek yolu kullandım" diyebilmek, kendine şefkat göstermek iyileşmenin kalbidir.
Bursa Lotus Psikoloji'de Yeni Bir Sayfa
Yeme bozuklukları tek başına çözülmesi çok zor, adeta bir girdap gibidir. Yiyeceklerle barışmak, bedeninize yeniden güvenmeyi öğrenmek ve o karanlık utanç odalarından çıkmak için profesyonel bir destek şarttır.
Bursa Lotus Psikoloji olarak, sizi kilonuzla veya yediklerinizle yargılamadığımız, tamamen güvenli bir terapi ortamında bu kısır döngüyü birlikte kırıyoruz. Bedeniniz sizin düşmanınız değil, evinizdir; gelin onu yeniden sevgiyle inşa edelim.
İlgili hizmetler ve rehberler
Bu konuda yüz yüze veya online destek almak isterseniz aşağıdaki sayfalarımıza göz atabilirsiniz.





